İcra ve İflas Hukuku 02.11.2026 14 dk okuma

İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Fark

İtirazın iptali (İİK 67) ile itirazın kaldırılması (İİK 68) arasındaki farkları görevli mahkeme, süre, dayanak belge ve tazminat yönünden avukat kaleminden açıklıyoruz.

İlamsız icra takibi başlatan bir alacaklının karşılaştığı en yaygın engel, borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesidir. Borçlunun itirazı, takibi kendiliğinden durdurur ve alacaklının haciz ile tahsilata geçmesinin önüne geçer. Bu noktada alacaklının elinde iki ayrı hukuki yol bulunur. Bunlardan ilki genel mahkemede açılan itirazın iptali davası, diğeri ise icra mahkemesine yapılan itirazın kaldırılması talebidir. İki yol da aynı amaca, yani duran takibin yeniden işler hale gelmesine hizmet eder. Ancak görevli merci, süre, dayanılacak belgeler, yargılamanın kapsamı ve sonuçları bakımından birbirinden önemli ölçüde ayrılırlar.

İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması kavramları uygulamada sıkça karıştırılır. Oysa yanlış yolun seçilmesi, alacaklının hak kaybına uğramasına, davanın usulden reddine veya değerli sürelerin boşa geçmesine yol açabilir. Bu rehberde iki kurumu İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde karşılaştırıyor, hangi durumda hangi yolun tercih edilmesinin daha isabetli olduğunu, karşılaştırma tablosu ve yerleşik Yargıtay ilkeleriyle birlikte ele alıyoruz. Takibin ilk aşaması ve itiraz süreci için İcra Takibine İtiraz (İİK 62-67) başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

İtirazın İptali Davası Nedir? (İİK 67)

İtirazın iptali davası, borçlunun ödeme emrine yaptığı itiraz üzerine alacaklının genel mahkemede açtığı, alacağın varlığının esastan incelendiği bir eda davasıdır. Alacaklı bu davada alacağının gerçekten var olduğunu genel hükümlere göre her türlü delille ispatlamaya çalışır. Mahkeme borçlunun itirazının haksız olduğu sonucuna varırsa itirazı iptal eder ve duran takip kaldığı yerden devam eder.

Bu yol, alacağını yazılı bir belgeye değil de örneğin tanık, fatura, yemin, ticari defterler veya başka delillere dayandıran alacaklılar için öngörülmüştür. Yargılama genel mahkemede, Hukuk Muhakemeleri Kanunu usulüne göre ve delil serbestisi içinde yürür. Bu nedenle itirazın iptali davası, itirazın kaldırılmasına göre daha geniş kapsamlı ve daha uzun süren bir yargılamadır.

İtirazın İptali Davasında Süre ve İcra İnkar Tazminatı

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açmak zorundadır. Bu bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir. Süre kaçırılırsa alacaklı itirazın iptali davası açamaz, fakat alacağını genel hükümlere göre ayrı bir alacak davasıyla talep etme hakkını korur.

İtirazın iptali davasının en ayırt edici sonucu icra inkar tazminatıdır. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, alacaklının talebi üzerine borçlu, hükmedilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilebilir. Bunun temel şartı alacağın likit, yani belirli ya da belirlenebilir olmasıdır. Aynı davada takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, bu kez alacaklı aleyhine borçlu lehine yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilebilir. İlgili kanun maddesi şu şekildedir.

İcra ve İflas Kanunu Madde 67 (İtirazın iptali):
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki taraftan birinin aleyhine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

İtirazın iptali davasının şartları, görevli mahkeme ve tazminat hesabına dair ayrıntılar için İtirazın İptali Davası (İİK 67) başlıklı kapsamlı yazımızdan yararlanabilirsiniz.

İtirazın Kaldırılması Nedir? (İİK 68 ve 68/a)

İtirazın kaldırılması, alacaklının belirli nitelikteki belgelere dayanarak icra mahkemesine başvurduğu ve duran takibin bu belgeler üzerinden sürdürülmesini istediği hızlı bir yoldur. Burada icra mahkemesi dar yetkili bir inceleme yapar. Yani alacağın esasına girilmez, yalnızca alacaklının sunduğu belgenin kanunda sayılan nitelikte olup olmadığı ve borçlunun itirazının bu belge karşısında geçerli bir dayanağının bulunup bulunmadığı değerlendirilir.

Kanun bu yolu ikiye ayırır. Belgenin niteliğine göre ya itirazın kesin kaldırılması ya da itirazın geçici kaldırılması söz konusu olur.

İtirazın Kesin Kaldırılması (İİK 68)

İtirazın kesin olarak kaldırılabilmesi için alacaklının elinde kanunda sayılan güçlü belgelerden birinin bulunması gerekir. Bunlar imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylanmış bir borç ikrarını içeren senet, resmi dairelerin ya da yetkili makamların usulüne uygun verdiği makbuz veya belgelerdir. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre geçirilirse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz.

İcra ve İflas Kanunu Madde 68 (İtirazın kesin olarak kaldırılması):
Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse itirazın kaldırılmasına karar verilir.
İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.

İtirazın Geçici Kaldırılması (İİK 68/a)

Alacaklının dayandığı belge adi bir senet, yani imzası onaylı olmayan özel bir senet ise ve borçlu itiraz sırasında bu senetteki imzaya açıkça itiraz etmişse, itirazın geçici kaldırılması yoluna gidilir. Bu yolda icra mahkemesi imza incelemesi yapar. Borçlu, duruşmaya mazeretsiz gelmez veya imza incelemesi sonucunda imzanın kendisine ait olduğu anlaşılırsa, itirazın geçici olarak kaldırılmasına ve borçluya para cezası verilmesine karar verilebilir. Geçici kaldırma kararından sonra borçlunun belirli süre içinde borçtan kurtulma davası açma hakkı saklıdır. Takibin dayanağı olan belgeler ve itiraz türleri konusunda İcra Takibi Nasıl Başlatılır yazımız yol gösterici olacaktır.

İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Temel Farklar

İki yol arasındaki ayrımı en iyi görevli merci, süre, dayanak belge, yargılamanın kapsamı ve tazminat başlıkları özetler. Aşağıdaki tablo bu farkları karşılaştırmalı olarak göstermektedir.

Karşılaştırma Ölçütüİtirazın İptali Davası (İİK 67)İtirazın Kaldırılması (İİK 68 ve 68/a)
Görevli merciGenel mahkeme (asliye hukuk, sulh hukuk veya ihtisas mahkemeleri)İcra mahkemesi
Başvuru süresiİtirazın tebliğinden itibaren bir yıl (hak düşürücü)İtirazın tebliğinden itibaren altı ay
Dayanak belgeBelge şartı yok, alacak her türlü delille ispatlanabilirKanunda sayılı belge zorunlu (noter senedi, imza ikrarı, resmi belge, adi senet)
İncelemenin kapsamıAlacağın esası geniş biçimde incelenir, tanık ve bilirkişi dahil tüm delillerDar ve sınırlı inceleme, yalnızca belge üzerinden değerlendirme
Yargılama süresiDaha uzun süren tam yargılamaDaha hızlı ve kısa süren inceleme
TazminatYüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatı veya kötü niyet tazminatıYüzde yirmiden az olmamak üzere tazminat (kesin ve geçici kaldırmada)
Kararın niteliğiMaddi anlamda kesin hüküm oluşturur, alacağın varlığı tespit edilirKesin hüküm oluşturmaz, yalnızca takibe devam imkanı sağlar

Hangi Durumda Hangi Yol Seçilmelidir?

Yolun seçimi büyük ölçüde alacaklının elindeki belgeye bağlıdır. Alacaklının elinde İİK 68 kapsamında sayılan güçlü bir belge varsa, yani noter onaylı senet, imzası ikrar edilmiş borç senedi ya da resmi bir makbuz bulunuyorsa, itirazın kaldırılması yolu daha hızlı ve pratik sonuç verir. İcra mahkemesi kısa sürede inceleme yaparak takibin devamına karar verebilir.

Buna karşılık alacak yazılı bir belgeye dayanmıyorsa ya da mevcut belge İİK 68 anlamında yeterli nitelikte değilse, tek seçenek itirazın iptali davasıdır. Bu davada alacaklı tanık, ticari defter, fatura ve diğer delillerle alacağını geniş biçimde ispatlama imkanına sahip olur. Alacağın likit olduğu durumlarda icra inkar tazminatı talebi de alacaklı için ek bir avantaj sağlar.

İki yol birbirinin alternatifidir ve alacaklı somut olayın koşullarına göre birini tercih eder. İtirazın kaldırılması talebinin reddedilmesi, alacaklının daha sonra itirazın iptali davası açmasına veya genel hükümlere göre alacak davası yoluna gitmesine engel değildir. Borçlu tarafta iseniz ve hiç borçlu olmadığınız bir takiple karşılaştıysanız, Menfi Tespit Davası (İİK 72) yoluyla borçlu olmadığınızın tespitini isteyebilirsiniz. Alacağın tahsilini güvence altına almak isteyen alacaklılar için İhtiyati Haciz (İİK 257-268) da önemli bir tedbir yoludur.

Yargıtay Kararları

Aşağıdaki ilkeler, Yargıtay’ın itirazın iptali ve itirazın kaldırılması konusundaki yerleşik içtihadını yansıtmaktadır. Somut karar numaraları çok kaynaktan doğrulanamadığı için, aşağıda içtihadın yön verdiği temel ilkelere yer verilmiştir.

  • İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, yani belirli veya kolayca belirlenebilir olması gerekir. Alacağın tartışmalı ve ancak yargılama ile belirlenebildiği hallerde icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı kabul edilmektedir.
  • İcra inkar tazminatı, davada hüküm altına alınan asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanır. Takip talebindeki alacağın tamamı değil, yargılama sonunda kabul edilen miktar esas alınır.
  • İtirazın kaldırılması incelemesinde icra mahkemesi dar yetkili olup alacağın esasına giremez. İcra mahkemesi yalnızca İİK 68’de sayılan belgelerin varlığını ve borçlunun itirazını haklı gösteren bir belge sunup sunmadığını değerlendirir.
  • İtirazın kaldırılması kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle itirazın kaldırılması talebi reddedilen alacaklı, daha sonra genel mahkemede itirazın iptali veya alacak davası açabilir.
  • Bir yıllık hak düşürücü süre resen gözetilir. İcra takibine itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği hallerde, sürenin itirazın iptali davasının açıldığı tarihten itibaren işlemeye başladığı kabul edilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması aynı şey midir?

Hayır. İkisi de duran takibi devam ettirmeyi amaçlar, ancak itirazın iptali genel mahkemede açılan ve alacağın esasının incelendiği bir davadır. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesine yapılan, yalnızca belgeye dayalı dar yetkili bir incelemedir.

İtirazın iptali davası ne kadar sürede açılmalıdır?

İtirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür. Süre kaçırılırsa itirazın iptali davası açılamaz, fakat alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklı kalır.

İtirazın kaldırılması için hangi belgeler gereklidir?

İtirazın kesin kaldırılması için imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylı borç senedi ya da resmi daire ve yetkili makamların usulüne uygun verdiği makbuz veya belge gerekir. Adi senede dayanılan ve imzaya itiraz edilen hallerde ise itirazın geçici kaldırılması yoluna gidilir.

İcra inkar tazminatı hangi yolda istenebilir?

İcra inkar tazminatı itirazın iptali davasında talep edilir. Alacağın likit olması ve borçlunun itirazının haksız çıkması halinde, hükmedilen meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilebilir. İtirazın kaldırılmasında da yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminat söz konusu olabilir.

İtirazın kaldırılması talebi reddedilirse ne olur?

İtirazın kaldırılması talebinin reddi alacaklının hakkını sona erdirmez. Alacaklı bu karardan sonra genel mahkemede itirazın iptali davası veya alacak davası açarak alacağını talep etmeye devam edebilir.

Elimde senet yoksa hangi yolu seçmeliyim?

Alacağınız İİK 68 kapsamında sayılan bir belgeye dayanmıyorsa itirazın kaldırılması yolunu kullanamazsınız. Bu durumda genel mahkemede itirazın iptali davası açarak alacağınızı tanık, fatura, ticari defter ve diğer delillerle ispatlama yoluna gitmeniz gerekir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması yollarından hangisinin sizin dosyanız için uygun olduğu, elinizdeki belgelere ve somut olayın koşullarına göre değişir. Hak kaybı yaşamamak için bir icra avukatından hukuki destek almanızı öneririz. Av. Faruk Durak ile iletişime geçerek dosyanızı değerlendirebilirsiniz.